Zararlı alışkanlıklar, insanı adım adım ölüme götürür.
Geri dönülmedikçe her adım huzurdan biraz daha uzak, felakete biraz daha yakındır. Zehirli alışkanlıklara yakasını kaptıran bir adam özgürlüğünden vazgeçmektedir. Kendi elleriyle etrafına ördüğü duvar, gittikçe daha kalınlaşır, betona, çeliğe dönüşür. Küçülür, yok olur kendi elleriyle ördüğü duvarların yalnızlığında.
Oysa insan değerli, seçkin ve sorumlu bir varlıktır. İtibarını korumak için; dinin, canın, aklın, neslin ve malın muhafazasıyla ilgili Yüce Allah’ın koyduğu temel prensiplere riayet etmesi gerekir. Beden ve ruhun uyumundan oluşan bir güzellikte yaratılan insanın başarılı ve mutlu olabilmesi, beden ve ruh sağlığının korunmasına bağlıdır. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
“Siz ey imana ermiş olanlar! Sarhoşluk veren her şey, bütün şans oyunları, Allah’tan başkasına kurban sunmak ve gelecek hakkında kehanette bulunmak, şeytan işi iğrenç kötülüklerden başka bir şey değillerdir: O halde onlardan kaçının ki mutluluğa eresiniz! Şeytan, sarhoşluk verici şeyler ve şans oyunları ile sadece aranıza düşmanlık ve nefret sokmaya ve sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymaya çalışır. O halde, (artık) vazgeçmeyecek misiniz?” (Maide,90–91)
Kur’an’da çeşitli yasaklar gündeme getirilirken “yaklaşmayın!” ifadesinin kullanılması dikkat çekicidir. Bu uyarı, kötülüklerin bulunduğu ortam ve çevrelerden uzak durmayı ifade etmektedir. Çünkü her türlü zararlı alışkanlık ve kötülükle temas imkânı sağlayan yakınlıklar, insanı onların tuzağına düşürebilir. O halde kötü alışkanlıklar konusunda ideal davranış, onlara hiç yaklaşmamaktır.
Bireyin hayatını karartan, toplumsal konumuna ve ilişkilerine zarar veren, iş hayatını olumsuz etkileyen, aile düzenini sarsan, bunama, düşkünlük ve yalnızlık gibi sorunlara yol açan kötü alışkanlıklar, insanın hiçbir gerçek ihtiyacına dayanmaz. Zararlı maddeleri kullanmanın hiç bir mantığı ve mazereti olmadığı gibi insana, sorunlarını çözme konusunda, hiçbir yararı da yoktur.
Zararlı alışkanlıklar insan sağlığına, ülke ekonomisine ve manevi değerlere karşı büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Sigaranın yol açtığı kayıp ve ölümler terör, trafik ve iş kazaları gibi sebeplere bağlı ölümlerin toplamından fazladır. Dünya Sağlık Teşkilatına göre, sigara içmek salgın bir hastalıktır ve alışkanlık olmasının ötesinde bir kitle zehiridir. Sigara içenlerde alkol ve uyuşturucu kullanma eğilimi daha fazladır. Eroin ve diğer uyuşturucu alışkanlıkları genelde sigara ile başlamaktadır.
Mutlu ve sağlıklı bir gelecek için her türlü zararlı alışkanlığa dur deyin; özgürlüğünüzden vaz geçmeyin!










